MAHALLEEVİ ŞİİR YARIŞMASINDA ÖDÜL ALAN ŞİİRLER

KOŞUYOLU MAHALLEEVİ ŞİİR
YARIŞMASINDA  ÖDÜL ALAN ŞİİRLER… >>

YARIŞMA BİRİNCİSİ

Rumuz: GÖLGE

MAHMUT YESARİ SOKAK 36 NUMARA                               

Senden sonra pek
bişey değişmedi bu sokakta.

Rahat uyu
toprağında baba

Yabancı değil biz
yaşıyoruz senin de baba ocağında

Mahmut Yesari 36
numarada

Torunlarını da
büyüttüm burada.

Yıkılmış olsa da
bazı binalar, yapılsa da yenileri

Duruyor yine de
herşey bıraktığın gibi…

Koşuyolu’nda.

Kestirmedik arka
bahçedeki

Ne eriği ne de
incirleri….

Onları dedem
dikmişti.

Menekşeler de
yetiştiriyorum,

Öndeki çam
ağacının altında

Babaannem gibi.

Ama…… Biliyor
musun? Yok artık.

Ne Emine Hanım
Teyze,

Ne de emekli
öğretmen Cemal Amca

Karşı sırada 37
numara da.

Nermin Abla da
öyle….

Şaşırma öldü işte
genç yaşında.

Hatırlarsın değil
mi? Salih Amca vardı hani

İki ev
yanımızda….. O da yok artık ama….

Firüzan
Teyze….Eski çınar…..

Hala hal hatır
sorar.

Değişmedi
pazarımızın yeri

Aynı gün, aynı
yerde

Kuruluyor haftada
bir kere

Cenap Şahabettin
Sokak’ta.

Çok yaşlandı
kasapAli Amca.

Bakka Süleyman’sa….

Unutmamış…..

Senin elinden
tuttuğumu

“Şemsiye
çikolata” diye tutturduğumu.

Sütçü Nusret ise;

Geçmiyor artık bu
yoldan, çok ağlamıştı ardından.

Ya Nurettin
Tercan….

Var mi
Koşuyolu’nda onu tanımayan?

Hani hanımı
kuaför Sultan.

Komşuyduk ama
onlar taşındı bu sokaktan.

Vasıta bulamazdık
seninle Kadıköy’e gitmeye

Geçerdi otobüs
saatte bir kere.

Unuttun mu
soğanı…..Alacak manav yoktu.

Şakayık Leylak
kokuları odalara dolardı.

Kalabalık olsa da
şimdi buralar….

Çağrıştşrmakta
hala Koşuyolu ismi

Istanbul da az
kalan müstakil bahçeli evleri….

Sen rahat uyu
toprağında baba

Tükenmeyecek
kuşların sesi

Validebağ
Korusu’nda….

Söz sana…..

YARIŞMA İKİNCİSİ

RUMUZ: HASRET

BÖYLE GEÇER GÜNLER BİZİM SOKAKTA                                    

İşte şu doğduğum ev,

Şu sokak da,

Çocuklugumun geçtiği yer

Diye başlamak isterdi söze.

Ama çoktan yıkılmıştır doğduğum ev.

Çocukluğumsa belleğimden silinmek üzere.

Gerçek dünyamız orasıdır aslında,

Her nerede yaşıyorsak o anda.

Uyandırır beni her sabah

Uzaklardan duyulan simitçilerin

Ve işe geç kalanların ayak sesleri.

Geç kalkıyor besbelli,

Karşı evin gelini.

Hala kapalı perdelerı.

Hoş görmeli,

Ne de olsa yeni evli

Günaydın Safiye Teyze,

Gözlerin pek iyi görmese de,

Erkenden oturmussun pencereye.

Bekler durursun asker torununu,

Hiç dönmeyeceğini bile bile.

İş görüşmesine gidiyor yine,

Sokağın başındaki delikanlı.

Giymiş aynı takım elbiseyi.

“Bu defa insallah…” diyerek,

Ardından dua ediyor annesi.

Fırının hemen yanında

Zayıf, esmer kadının evi.

Üç çocuğunu da gönderip okula,

Gidip temizliyor başka evleri.

Başındaki bunca sıkıntıyı,

Zor taşıyor ayakları.

Sokağımızın en sevdiğim hali,

Elbette bayram günleri.

Tatile gidemez çoğu sakinleri

Evde bekler misafirleri.

Ziyaretler, şekerler

Ve çocuklarin üç günlük sevinçleri.

Gezmişimdir birçok yerini

Şu kocaman şehrin

Görmediklerim,
gördüklerimden daha çok olsa da

Dönüşüm özlemler olur, bizim sokağa.

Bir başkadır sanki

Buranın ağaçları,

Yamalı kaldırımları,

Ayaklarıma sürünen kediler

Ve oynayan çocukların sesi.

Haydi, akşam oldu çocuklar

Dönün evlerinize.

Pencerededir hala
Safiye Teyze.

Çoktan kurmuştur sofrayı

Kocasını bekleyen yeni gelin.

Dönüyorlar evlerine,

Elinde ekmek torbasıyla

Ve dayanılmaz baş ağrısıyla

O esmer kadın,

Bugün de eli boş ama

Yarın için umutlu, iş arayan delikanlı

Ve bir demet çiçekle yeni gelinin kocası.

Hepinize iyi akşamlar

Ve parktaki son çocuklar

Dönün evlerinize

Sizleri bekliyor

Daha güzel sabahlar

YARIŞMA ÜÇÜNCÜSÜ

 RUMUZ: Dinleyene söylemek lazım

 KOŞUYOLU BAŞKADIR 

Nedendir bilmem
ama, Koşuyolu başkadır.

Tertemiz
caddeleri, parkları bahçeleri,

Sokakları,
yolları, amber kokan gülleri,

Belki ilk göz
ağrısı, Koşuyolu başkadır.

Şehir içinde
şehir, içimden akan nehir,

Bilmem ki nasıl
denir? Koşuyolu başkadir.

Kalem tutan
elleri, düşünen beyinleri,

Sevdalı
gönülleri, gören gözler başkadır.

Belki de bana
öyle gelir, çınarları başkadır.

Sanki kadim dost
gibi, duruşu bir başkadır.

Rüzgarı başka
güzel, eserken, “burdayım” der.

Aşıklar dalgın
gezer, Koşuyolu başkadır.

Turuncular,
maviler, morları bir başkadır.

Kazakları bir
başka, etekleri başkadır..

Yeşili kirmızısı,
yandım aşık sarısı,

Yoksa gönül
yarası, pembeleri başkadir.

Kafeleri barlari,
müziktir tutkuları.

Spor yapar
gençleri,  kültürlüdür kızlari,

Kirpi’de midye
tava, üstüne iki bira;

Dostun da
yanındaysa, muhabbeti başkadır.

Kasımpaşa’lı
değilim, burada büyüdüm ben.

Bilim’e değer
veren, medeniyet başkadır.

Söz hedefi
bulursa, halkın ortak aklıdır.

Teraziye
koysalar, Koşuyolu başkadır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: